Makine Değerleme

ARVES Makine Değerlemesi Departmanı Sorumlusu; %20 kurucu şirket ortağımız, SPK Lisanslı Sorumlu Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Makine Mühendisi, Sayın Mustafa YILDIZHAN, yaklaşık 8 Yılı aşkın Gayrimenkul + Makine Değerleme tecrübesi ile ARVES Makine Değerlemesi Departmanında profesyonel hizmet sunmaktadır.

ARVES Makine Değerleme Departmanı, mesleki ve sektörel tecrübesiyle finansman kuruluşlarına, özel şirketlere, leasing firmalarına, resmi kurumlara, kısaca ihtiyaç duyan her kesime makine değerlemesi konusunda kaliteli değerleme hizmeti sunmaktadır. Saha çalışması sonucunda yerinde görülerek durum tespiti yapılan makine ve teçhizatların ilgili ticaret odasından hukuki durumu sorgulanarak herhangi bir ticari işletme rehin kaydı olup olmadığı araştırılmaktadır. Makinaların değer tespitine ilişkin olarak makine üreticileri ve 2.el alım-satım piyasaları incelenerek gerekli bilgiler alınmaktadır. Firmadan temin edilen fatura ve diğer dokümanlar irdelenerek, eşleştirmeli analizler yapılmaktadır. Değerlemenin son aşaması olan masa çalışması sonucunda ise makinaların fiziki, teknolojik ve fonksiyenel yıpranmaları, mevcut durumları göz önünde bulundurularak bir takım değerleme metodları sonucunda değer tespiti yapılarak rapor hazırlanmaktadır.

1. Makine ve Teçhizat Nedir?

Makine, üretilen enerjiyi işe veya başka cins enerjiye çeviren bir düzendir. Makineler, bir veya birden fazla mekanizmadan meydana gelir. Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek ya da belli bir etki oluşturmak için birleştirilmiş düzenekler bütünüdür. Teçhizat ise; makine düzeneğinin işlevselliğini sürdürebilmesi için gerekli olan araç, gereç, donatı vb. malzemelerin tümüdür.

Genel olarak Makine ve Teçhizat; İşletmenin faaliyetlerinde sürekli olarak kullanılması düşünülen ve ilgili amortismanlar düşüldükten sonra kalan tutarları temsil eden maddi veya fiziksel varlıklardır.

2. Makine Sanayinin Sektörel Durumu:

Makina Sektörü, sahip olduğu yüksek katma değer oranı, teknoloji üretimini zorunlu kılması, geniş bir yan sanayi ağı oluşturması, yatırım maliyetlerini düşürmesi, nitelikli personele yönelik istihdam alanı oluşturması, dışa bağımlılığı ve dış ticaret açığını azaltmasının yanı sıra pek çok sektöre girdi sağlaması ile tetikleyici güce sahip lokomotif bir sektördür.

Ülkemiz makine sektörü, 2012 yılında 34,5 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşmış ve makine sektörü ihracatının bu yıl itibariyle toplam ihracattan aldığı pay %7’ye yaklaşmıştır. 2023 yılında hedeflenen 500 milyar dolarlık ihracattan makine sektörünün 100 milyar dolar pay alabilmesi adına bu oranın 2023 yılında %20’ye yükselmesi gerekmektedir.

2012 yılında, sektör ihracatının ithalatı karşılama oranı %39,2 olarak gerçekleşmiştir. Bu düzeyin arttırılmasına yönelik alınacak tedbirler, makine sektörü ve bu sektörün girdi sağladığı diğer pek çok sektör açısından büyük önem taşımaktadır.

2.1 Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu:

Ülkelerin gelişme sürecinde, makine imalat sanayinin imalat sanayi içerisindeki önemi giderek artmaktadır. Bu artış trendine paralel olarak; 2011 yılı toplam dünya ticareti 33,2 trilyon ABD Doları, toplam dünya makine ticareti ise 3,00 trilyon ABD Doları olmuştur. Makine sektörünün dünya ticaretinden aldığı pay 2011 yılı itibariyle % 9 seviyesindedir.

2.2 Sektörün Türkiye’deki Genel Durumu

Makina imalat sanayi, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizin sanayileşmesinin de itici gücüdür ve gelecekte de ülkemizin gelişiminin temel taşı olacaktır. Türk makina sanayi 1990 yılından bu yana yaklaşık % 20 oranında yıllık büyüme oranı göstermiştir.

Birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de makina imalatçılarının büyük çoğunluğu KOBİ niteliğinde olup, bu yapı değişen ekonomik koşullara ve teknolojik gelişmelere karşı daha esnek ve hızlı cevap verme imkânı sağlamaktadır. Sektörde faaliyet gösteren KOBİ’lerin sahip olduğu ucuz işgücü avantajı ve gelişmiş mühendislik becerileri, makina imalatçılarının uluslararası pazarlarda rekabet şansını arttıran unsurlardır. Türk makina sanayinde, her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi yapılmaktadır. Üretim sürecindeki yerli girdi oranı ise % 80–85 civarındadır.

2.3 Sektörün Alt Grupları ve Üretilen Başlıca Ürünler

Makina sanayinde 20’ye yakın alt ürün grubu bulunmaktadır. Bu gruplara ait standart bir sınıflama bulunmamakla birlikte sektörde sıklıkla anılmakta olan gruplar Tablo 2’de listelenmiştir.

(Kaynak: T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı-Makine Sektörü Raporu)

    https://lh4.googleusercontent.com/lsbvpv_i1um6GL66B-bve9LL6QzCsVB-GP0z8OofhYBceqRZo4RfV6KaEkSlZprY-vKC2ivdDANQdpXrOt9kGlMRhUMVR9YmipYvoMfdaYRCmlnwgfr_U1jDIt9KVQ7Z3c_tU6cYmOHFfYEx   

3. Makine Değerlemesinin Önemi:

Sanayi tesislerinin değer tespitinde önemli bir yer tutan makine, teçhizat, taşıt araçları, yardımcı tesisler, demirbaşlar vs. gibi kalemlerin değerlemesi ve faydalı ömürlerinin belirlenmesi, özel uzmanlık alanı ve tecrübe gerektirmektedir.

Ülkemizdeki makine değerlemesi işlemleri profesyonel olarak, SPK ve BDDK lisanslı gayrimenkul değerleme şirketleri tarafından yürütülmektedir. SPK’da işlem gören, halka açık anonim şirketlerine ait duran varlıkların değerleme işlemleri ile BDDK’ya bağlı finansman kuruluşlarının (bankalar, faktöring firmaları, vb.) müşterilerine kullandırdıkları kredi tutarının teminatını oluşturan rehin işlemlerinde, makine değerleme çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

SPK’da işlem gören, halka açık anonim şirketlerine ait duran varlıkların değerleme işlemleri ile ilgili olarak, 2005 yılına kadar, bakanlığın ilgili tebliğlerine göre “Amortismana Bağlı İktisadi Kıymetler” tablosu dikkate alınarak finansal tablolar ve şirketin geleceğine yön verecek mali bilanço tabloları hazırlanmaktaydı. Uygulamadaki zafiyet, işletme içerisinde faal olarak kullanılan ancak “Amortismana Bağlı İktisadi Kıymetler” tablosuna göre faydalı ömrünü tamamlamış olan makine ve teçhizatlar, hurdaya ayrıldığı için duran varlık değerlemesinde göz ardı edilmekteydi.

Hal böyle olunca, periyodik bakımları yapılarak üretim kademesinde faal olarak kullanılan çok eski makinalar, şirkete önemli katkı sağlasa da, mali bilançolarda (tek düzen hesap planındaki “253-Makine ve Teçhizatlar” kaleminde) dikkate alınmadığı için, finansal tablolarda belirtilen değeri, piyasa değerinin altında hesaplanmaktaydı.

2005 yılından sonra, ilgili şirketler tarafından hazırlanan muhasebe ve finansman tablolarının, uluslararası standartlar ve uygulama esasları çerçevesinde yeniden düzenlenmesinden sonra duran varlıkların yeniden değerlemesi ve faydalı ömür çalışmasının, SPK tarafından yetkilendirilen lisanslı gayrimenkul değerleme anonim şirketi tarafından yapılmasını zorunlu hale getirmiştir.

Özellikle payları SPK’da işlem gören, halka açık anonim şirketlere ait duran varlıkların değerleme işlemleri, Temmuz 2012 de yürürlüğe giren yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre daha bir önem kazanmıştır. Avrupa Birliği’ne uyum süreci ve Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde, yakın gelecekte ödenmiş sermayesi belirli limitin altında olan şirketlerin de duran varlıklarına değerleme işlemi yaptırması zorunlu hale geleceği aşikardır. Tüm gelişmeler göz önünde bulundurulursa ilgili kanun, yönetmelik ve standartlar çerçevesinde (UDS, UFRS, TMS, TTK, SPK vb.) bağımsız denetime haiz olan şirketlerin; makine ve teçhizatların değerlemesi ve faydalı ömür çalışmalarını yaptırması için SPK ve BBDK tarafından yetkilendirilmiş Gayrimenkul Değerleme Şirketleri’nden profesyonel olarak hizmet almasının önemli olduğu görülmektedir.

BDDK’ya bağlı finansman kuruluşlarının (bankalar, faktöring firmaları vb.) müşterilerine kullandırdıkları kredi tutarının teminatını oluşturan menkullere ait rehin işlemlerinde, gayrimenkul değerleme şirketleri tarafından hazırlanan makine ekspertiz raporları dikkate alınmaktadır. Gayrimenkul değerleme firmaları tarafından hazırlanan makine ekspertiz raporundaki makine ve teçhizatlar, gayrimenkulün bağlı bulunduğu tapu kütüğündeki beyanlar hanesine teferruat şerhi olarak kayıt altına alınmaktadır.

“Sınır Ötesi Finansal Kiralama İşlemlerinin Tescilinde İzlenecek Usul ve Esaslar” uygulama yönetmeliği çerçevesinde, yurt dışından finansal kiralama (leasing) yöntemiyle temin edilen hava aracı, gemi, tıbbi cihaz ve ileri teknoloji gerektiren makine teçhizatların tescil işlemleri, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı” tarafından yürütülmekte iken yeni düzenlemeler sonucunda tescil işlemi yetkisi “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu” na verilmiştir. Söz konusu makine ve teçhizatların durum ve değer tespitine ilişkin olarak BDDK tarafından yetkilendirilmiş olan gayrimenkul değerleme şirketlerinden görüş alınabilmektedir.

2015 yılının temmuz ayı itibariyle, TDUB’ a (Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği) kayıtlı olan, SPK tarafından yetkilendirilen 132 adet gayrimenkul değerleme anonim şirketi ve 1.968 adet gayrimenkul değerleme uzmanı bulunmaktadır. Makine mühendisi olarak faaliyet gösteren SPK lisanlı gayrimenkul değerleme uzmanı sayısının ise yaklaşık 30-40 aralığında olduğu tahmin edilmektedir.  Türkiye’ de lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı sayısının çok az olması, sahada makine değerlemesi işlemi yapan lisanslı makine mühendisinin kısıtlı olması ve esasen makine değerlemesi konusunda gerekli teknik donanım ve tecrübeye sahip makine mühendisinin yok denecek kadar az olması sebebiyle; yapılacak değerleme işlemi için seçilecek olan değerleme firması ve bünyesindeki makine mühendislerinin bilgi, birikim ve mesleki-sektörel tecrübesinin çok büyük önem taşıdığı kanaatindeyiz.

ARVES Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş., gayrimenkul değerleme hizmeti ile birlikte profesyonel makine değerleme hizmeti de sunmaktadır.